GENEL BAŞKANDAN

Açıklamalar

UMUT

Kimine göre fakirin ekmeği, kimine göre hayata tutunmanın adı, kimine göre insanın içini ısıtan, yaşama isteği veren duygudur. Aristoteles’e göre uyanan insanın rüyası, Martin Luther’e göre dünyada elde edilmiş olan her şeyin kaynağıdır.

Doç. Dr. Tayfun Doğan “umut” hakkında bir makalesinde neler diyor, bir bakalım;

“Umut, bir şeylerin iyi gideceğine, düzeleceğine, olumlu şeyler olacağına olan inançtır. Umut dolu kişiler, canlıdır, enerjiktir ve yaşama bağlılıkları yüksektir.

Umut, insana, eylemde bulunma ve çabalama gücü verir.

Umut, insanın başarılı olacağı düşüncesini besler ve büyütür. Bu açıdan da vazgeçilmezdir.

Umutlu birey her sıkıntıdan çıkış için bir yol olabileceği düşüncesine sahiptir. Bu anlamda da birey onu kaybetmedikçe asla yenilmiş ya da tümüyle kaybetmiş olmayacaktır.

Umudun tükenmiş olduğu durumlarda ise, bireyin kendisini yeniden toparlaması, kendine gelmesi ve harekete geçebilmesi çok zor olacaktır. Umut tükendiği anda eylem durur.”

Sayın Doğan’ın şu iki cümlesi hayatımız için ne kadar önemli.

“Umut, insana, eylemde bulunma ve çabalama gücü verir. Umut tükendiği anda eylem durur.”

O halde, hayatta her şey mümkün olabilir, yeter ki içinizde umut olsun.

Gelelim hiçte mütevazı olmayacağımız konuya. SAVDES-SEN’in, sivil memur camiasının tek umudu olduğunu herkes biliyor. Bizler de bu bilinçle mücadelemizi sürdürüyoruz.

Ancak, ne zaman ki bir projeyi sonuçlandırma ya da sorunu çözme aşamasına getirsek, bir yerlerden düğmeye basılmışçasına yönlendirilmiş kıtalar tarafından çalışmalarımızı itibarsızlaştırma ya da olasılığa göre sahiplenme çabaları baş gösteriyor.

Camianın umudunun kırılmaması için sessiz kalıyor, çatışma ortamından kaçınıyor, bazen emeğimizin gasp edilmesine dahi ses çıkarmıyoruz. Bizler ses çıkarmadıkça da; eylemler de söylemler de umarsız ve fütursuzca devam ediyor. Bu ne biçim yaklaşım, bu ne biçim davranış, anlamak mümkün değil…

Kendi kendime, “Yaptıkları fütursuzlukların camiamıza zarar verdiğini, umutları kırdığını ve mücadeleye zarar verdiğini hiç düşünmezler mi?” diye soruyorum. Sonra, yaptıkları eylemler ve söylemler ile dışa vuran “yönetme ve iktidar hırslarını” görüp üzülüyor ve eyvah diyorum.

Evet hem de ne eyvah…

Bazılarının, camianın hassasiyeti olan “birleşme ve tek çatı altında toplanma” hedefini bile suiistimal ederek kullandığı söylem ve propaganda malzemeleri, bu kişilerin kin ve nefretle donatılmış yönetme ve iktidar hırsı, diğer adıyla koltuk sevdası o kadar ayyuka çıkıyor ki, şaşıp kalmamak mümkün değil.

Demokrasi her şeyin çaresi ise, seçim kaybetmek umutsuzluk kaynağı değil, çok çalışıp kazanmanın çarelerini aramanın gerekçesi olmalıdır. Umut olmak için, önce demokrasiye inanmak ve buna uygun davranmak gerekir.

Camiaya umutsuzluk aşılamak, buna yönelik eylem ve söylemlerde bulunmak, yıllardır ezilen ve yok sayılan sivil memurlara yapılmış en büyük hainliktir. Sivil memur camiasının geleceğine yönelik yapılan her hainlik, karşılıksız kalmayacak kamu vicdanı dahil her platformda er geç cezasını bulacaktır.

Bir de “umut tacirliği” söylemi var, son zamanlarda.

5 yıldır gecesiyle gündüzüyle mücadele eden, mali hakların iyileştirilmesi için çok sayıda çalışmalar yapıp hem kurumu hem de siyasileri ikna eden SAVDES-SEN’in çalışmaları ima edilerek “umut tacirliği” yapma suçlamasında bulunulmuş, bir de adı sanı belli olmayan bir internet sitesine açıklama koydurulmuş.

Öncelikle söyleyeyim, bizler tacirlik nedir bilmeyiz, çünkü bizler devlet memuruyuz. Zaten tacirlik yapamayız. Sivil Devlet memuru camiasının umudu olduğumuz tespiti ise doğrudur. Sonuna kadar katılıyorum. Bu arada, madem söz açıldı, sivil Devlet memuru camiasının tacirinin kim olduğunu da açıklayalım da herkes bilsin. Çay, süt, simit, börek, çörek satmak ve kooperatifçilik yapmak için 3-5 üyeye rağmen sendika yöneticiliğini kullanıp iş yerinden ücretsiz izne ayrılan, maaş almıyorum söylemi ile emekli olma hakkı olduğu halde olmayıp emekli sandığı keseneğini devlete ödeten ve geçimini çay, süt, simit, börek, çörek satarak sağlayan kimse bence tacir de odur. Var mı ötesi?

Bu söylemle, tacir sendikacılara da sahip olduk, çok şükür. Zaten promosyon sendikacılığı faaliyetleri çoktan beri devam ediyordu camiamızda. Çin malı powerbank dağıtarak üye toplamak moda olmuştu bazı konfederasyon sendikalarında. Mayıs sayımları yaklaşıyor. Bu ara yine üye kapmak her türlü ayak oyunları, iftiralar, promosyonlar, powerbank’ler ayyuka çıkar. Sonumuz hayır olur İnşallah.

Bizler umut demişken; gelecekteki adil, mutlu, güzel ve refah içindeki günlerden bahsetmiştik aslında. Camianın umudu bunlardı. Camia, Çin malı powerbank beklemiyordu. Çay, süt, simit, börek, çörek te. Hatta, 3-5 kişilik sendikaları ve “başkancılık oyununu” da.

Şükürler olsun ki hepsi oldu.

Ya umutlar?

Bu camia çok çekmedi mi arkadaşım? Artık, camianın boş ve süslü laflarla geçirecek vakti yok. Derdimiz büyük, işimiz çok, yükümüz ağır. Boş işlere ayıracak, dost gönülleyecek vaktimiz de yok.

Bizler SAVDES-SEN Ailesi olarak, iyi şeylerin olacağına olan umudumuzu hiçbir bir zaman kaybetmedik, hep çözüm ve sonuç odaklı çalıştık, göstermelik hak savunuculuğu yapmadık.

Emeğin ve alın terinin yanında olduk. Sürekli çalıştık, çabaladık.

A planının yanında B planını, B planının yanında C planını çalıştık. Talepleri ve umudu hep canlı tuttuk. Asla pes etmedik. Hiçbir zaman da etmeyeceğiz. Sivil Devlet memurları camiasının tek umudu olarak, üyelerimizden ve haklılığımızdan aldığımız güçle mücadelemize yılmadan devam edeceğiz.

Özellikle gündem de olan, mali hakların iyileştirilmesine yönelik çalışma ve koordinasyonumuzu, Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanları, Milli Savunma Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı, hükümet ve muhalefet partileri ile TBMM MSB Komisyon Başkan ve üyeleri ile yürütüyoruz. Hedefe ulaşmak için her yolu deniyor, olumsuzlukları bertaraf etmeye ve karar vericileri haklılığımıza ikna etmeye çalışıyoruz. Zaten sendikacılık ta sendikacının görevi de budur.

Değerli sivil Devlet memuru arkadaşım;

Sendika emeğin ve mücadelenin yeri, mücadele ise umudun göstergesidir. Mücadele sürdüğü sürece umutlar devam ediyor demektir. İnanın, umut ve mücadele en çok biz sivil Devlet memurlarına yakışıyor. Umudumuz, sıkıntılarımızdan kurtuluş mücadelesi için en büyük gücümüzdür, bunu bilin. Gelecek, senin geleceğin. Umudumuza umut, gücümüze güç katın. Umutla kalın.



Tuncay CENGİZ

SAVDES-SEN Genel Başkanı

 

 

© 09.03.2019

 

Stil Değiştirici

12 Adet Tanımlanmış Renk Kaplama Üst Çubuk Rengi