DUYURU

Açıklamalar

Değerli Arkadaşlar, dünyaca zor bir süreçten geçiyoruz. Kuşağımızın hiçte alışık olmadığı bir süreç. Gözle görülemeyecek kadar küçük bir virüsün hepimizde yarattığı korku ve panik…

İnsanız. Bu korku hepimizde var. Kimimizde bulaşma korkusu, kimimizde hastalık korkusu, kimimizde sevdiklerimizden ayrılık korkusu.

Türkülerde de çokça yer alır ya, “ayrılık ve ölüm” ilişkisi. Belki de, en zoru ve bizlerde panik yaratanı da bu sanırım. Zalim ayrılık.

Şimdi, Türkiye’de salgının başladığı ilk günden bu güne alınan tedbirlere yönelik, bakış açımızı yansıtan olumlu ya da olumsuz tepkilerimiz oldu. Bu tepkilerimizin bir kısmına bir bakalım.

    •  Çalıştığımız kurumlarda, kronik rahatsızlık ya da okul çağı çocuklar vb. nedenlerle idari izinli sayısı arttı, dolayısıyla tüm iş yükü böyle mazereti olmayan bizler üzerine kaldı.

    •  Jandarma ve Sahil Güvenlik gibi kimi kurumlar, esnek mesai yapmıyor.

    •  Göreve gidip gelmek zorunda olan çalışanların temas ve virüs bulaşma riski var.

Serzenişlerin hepsi doğru ve serzenişte bulunanlar yerden göğe kadar haklılar. Her şey den önce risk var, panik var, ayrılık var. “Ayrılıktan zor belleme ölümü” demişti ya Mihriban’a Abdurrahim Karakoç. Ne kadar haklı değil mi? Şimdi biraz empati yapalım.

Bizler Türk Silahlı Kuvvetleri ve asayiş görevi yapan Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarında çalışıyoruz. Yani, hep söyleriz ya “Bizim çocuklarımız rahat etsin diye kendi çocuklarını yetim bırakanların” görev yaptığı kurumlar… İç güvenlik harekâtında, Kuzey Irak’ta, çukur olaylarında, Suriye’de binlerce şehit veren kurumlar.

Her şehit haberi aldığımızda, o milli duygular ve mesai arkadaşlarımızı kaybetmenin acısı ile adeta haykırıyoruz; “Biz de canımızı vermeye hazırız.”

Sahiden öyle miydi? Yoksa galeyana gelip mi söylemiştik.

Empati yapalım mı biraz?

Şimdi gözümüzü kapatıp bir dakikalığına Çanakkale’yi, Sakarya’yı hatta El Bab’ı, Afrin’i, İdlib’i gözümüzün önüne getirelim ve düşünelim.

Şimdi biz de oralarda olsaydık…Ne büyük gurur…

Şu ana tekrar dönelim.

Evet zor günlerden geçiyoruz.

Devlet, kurumlar tedbir alıyor, risk analizi yapıyor, riski yüksek olan kronik rahatsızlığı olanları, engellileri, yaşlıları ve küçük çocuğu olanları korumaya alıyor, diğer çalışanların riskini azaltmak için de esnek çalışma imkânı vermeye çalışıyor. Şimdi empati yapmayalım. Sadece dilekte bulunalım.

Keşke kronik hastalıklarımız olmasaydı, keşke hepimiz tekrar genç olsaydık, keşke okul çağındaki çocuklarımız iyi üniversitelerde okuyup mezun olsalardı. Ne güzel olurdu…

Hem risk azalır, hem de aktif çalışan sayımız fazla olurdu değil mi?

Şuan hangisi mümkün? Tabi ki hiçbiri mümkün değil. O halde, vatanımıza, milletimize sahip çıktığımız gibi bu zor süreçte de risk sahiplerine, hastalarımıza, yaşlılarımıza, çocuklarımıza ve birbirimize sahip çıkmalıyız.

Şimdi başka bir pencere…

Özel sektör.

Zamanında iyi para kazanan işletmeler, fabrikalar, atölyeler, işyerleri, lokantalar, kahvehaneler vb. kapandı. Kimi çalışan işten çıkarıldı, kimi çalışan ücretsiz izne ayrıldı. Ayrıldı ayrılmasına da, bu zor günlerde nerede ekmek parası desem?

Bence empatinin tam da sırası şimdi.

Empati kuralım, mesela gözlerimizi kapatıp uzunca bir süre ücret alamadığımızı düşünelim.

Değerli arkadaşlar;

Bu günler er geç mutlaka geçecek, güzel günler gelecektir. Bundan yana hiçbir şüphem yoktur. Mesele süreci tedbirlere uyarak en az hasarla atlatabilmektir. Süreç geçtiğinde de bazı ekonomik zorluklar olacak, uluslar arası ilişkiler ve dengelere yönelik yeni gelişmeler yaşanacaktır. Ancak, Türkiye Cumhuriyeti ve kadim Türk Milleti, bu süreci de en iyi şekilde atlatacaktır. Değerli arkadaşlar;

Bizler SAVDES-SEN olarak, bu zorlu süreçte üzerimize düşen her türlü görev ve sorumluluğu yerine getirmeye, arkadaşlarımıza destek olmaya, sorunları çözmeye ve talepleri gündemde tutmaya çalışıyoruz.

Sizlerden de; yukarıda açıkladığım hususları düşünerek empati yapmanızı, artan iş yüküne ve yaşanan risklere rağmen bu süreci seferberlik olarak kabul edip, zorluklara karşı biraz sabır göstermemiz, göreve devam edenler olarak işlerimizi paylaşıp birbirimize destek olmamız, ayrıca salgınla mücadele ve kendi sağlığımız için her türlü tedbiri almamız gerektiğini belirtmek istiyorum.

Bu günlerde; bir arada olamasak ta, birbirimizden ayrı dursak ta, eminin süreç geçtiğinde, herkes bir araya gelecek, birbirine sarılacak ve destek olacaktır.

Yeter ki sağlık olsun… Yeter ki birliğimiz bozulmasın…

Sağlıcakla kalın.

Tuncay CENGİZ
SAVDES-SEN Genel Başkanı

© 02.04.2020

 

Stil Değiştirici

12 Adet Tanımlanmış Renk Kaplama Üst Çubuk Rengi